13 Şubat 2026
Aksaray
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
12°
Aksaray Egemen ESNAF Aktürk ailesi 3 kuşaktır koyunculuk yapıyor

Aktürk ailesi 3 kuşaktır koyunculuk yapıyor

Aksaray’ın Acıpınar köyünde, üç kuşaktır koyunculuk yapan aile, devlet desteğiyle üretim yapmayı sürdürüyor.

Haberleri

 Aksaray Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Başkanı Mahmut Aktürk, “Koyunun kuzulaması, melemesi, yayılması, yem yemesi, yürümesi ve zil sesi insanları bu işe âşık ediyor. Aşk olmazsa bu işi parayla kimse yapmaz. Gençlerin bu işe yönlendirilmesi ve aile işletmelerinin de babadan oğla devredilmesi gerekiyor. Çünkü gıda üretiminin devam etmesi lazım ” dedi. Babası Cemal Aktürk (82)’ten mesleği devralan Mahmut Aktürk (52), tekrardan oğlu Cemal Aktürk (30) ile beraber mesleği büyüterek binin üzerinde koyunla sürdürmenin gururunu yaşarken, ailenin en büyük destekçileri ise sürüyü koruyan Aksaray malaklı köpekleri. Aktürk, “Son dönemlerde hayvancılık işletmelerinin azaldığı bir dönemdeyiz. Biz ailecek 3 kuşaktır bu işi sürdürüyoruz. Babam Celal Aktürk, 82 yaşında uzun yıllar bu işi yaptı. Ben 52 yaşındayım ve bu işin 40 yıldır içerisindeyim. Ben de bu işi hevesli olan oğlum Cemal’a devredeceğim. Hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından gençlerin bu işe özendirilmesi gerekiyor. Tarım ve hayvancılıkla uğraşan kesimin yaş ortalaması 60-65 civarına kadar yükseldi. Gençler bu işe fazla ilgi duymuyor. Gençlerin bu işi yönlendirmesi ve aile işletmelerinin de babadan oğla devredilmesi gerekiyor. Çünkü gıda üretiminin devam etmesi lazım. Hayvansal ve bitkisel üretimin devam etmesi lazım. Gıda çok önemli ve stratejik bir ürün. Gıda ve suyun önümüzdeki dönemde sıkıntıya gireceğini düşünüyorum” dedi.

DEVLETİMİZ TARIM VE HAYVANCILIĞIN HER KALEMİNE DESTEK VERİYOR

Bu işi severek ve isteyerek yapıyoruz diyen Aktürk, “Bu işi yapanlar fazla para peşinde olan insanlar değil, bu farklı bir iş, sevda aşk gibi bizim için. Koyunun kuzulaması, melemesi, yayılması, yem yemesi, yürümesi ve zil sesi insanları bu işe âşık ediyor. Aşk olmazsa bu işi parayla kimse yapmaz. Küçükbaş hayvancılık diğer sektörlere göre para kazanma işinde biraz geride kaldı. Son dönemde küçükbaş et tüketiminin azalması insanların da hevesini kaçırmaya başladı. Girdi maliyetleri artarken gelirin azalmaya başlaması sektörden çıkışlara neden oluyor. Devletimiz sağ olsun tarım ve hayvancılığın her kalemine, kredilendirilmesinden pazarlamasına ve üretimine kadar çok önemli destekler ve hibeler veriyor. Ziraat Bankası kredisi bu işte çok önemli bir destek. Faizin yüzde 75’ini kadınlarda, 40 yaş altının ise yüzde 90’ını hazine karşılıyor. Hem hayvan alım kredilerinde hem de hayvanları işletme kredilerinde önemli destekler veriyor. Babam şu anda gelip sadece hevesini gideriyor. Yaşlandı ve bayrağı bana teslim etti. Biz de yavaş yavaş yaşlanıyoruz ve bizde babam Celal’den oğlum Celal’e devredeceğiz. İlimizde ve ülkemizdeki büyük işletmelerde babadan oğla geçiş yok. Sektöre dışarıdan giriş az da olsa var. Bu işi bırakan sayısı çok. Herkes bu konuda üzerine düşeni yaparsa bu iş sürdürülür diye düşünüyorum. Hükümetimiz destek konusunda elinden geleni yapıyor. Tarım taşra teşkilatı ise aşımız ve küpemiz ile desteklerini veriyorlar. Allah razı olsun. Bu işten aracı çok kazanıyor. Vitrin ile üreticinin arasındaki fark ciddi. Aracıların yüzde 200-300 kazandığı ürünler var. Buralara müdahale edilmesi lazım. Kaliteli ve sağlıklı ürünün üretilmesi bizim başlıca hedefimiz. Bu mesleği inatla yapıyoruz” dedi.

BİZ AİLECEK KOYUNCUYUZ

Babası Celal Aktürk ise, “30 yıl ben bu dağlarda koyun güttüm. Sonra mesleği oğluma teslim ettim. Şu anda bile koyunun içinde durduğumda zevk alıyorum. 30 yıl dağda koyunla beraber yattım. Çok kurda kuzu aldırdım, kurtardığım da oldu. Eskiden mandıraya gelmek yoktu. Dağda kalınır ve koyunun karnı nerede doyarsa orada yatardı. Bu iş babadan kaldı. Biz ailecek koyuncuyuz. Ben oğluma, oğlum da torunuma teslim edeceğini belirtti” dedi.

TEKRARDAN KÖYE DÖNEREK BABA MESLEĞİNİ YAPMAYA BAŞLADIM

Torunu Celal Aktürk, “Baba ve dede mesleğini yapıyorum. Bilgisayarcıda ve lokantada çalıştım, hiçbiri benim bu sevdamı ve hevesimi gidermedi. En sonunda tekrar köye döndüm. Burada hayvanlarımıza bakmak bana çok mutluluk veriyor. Sürekli içerisindeyim. Sadece eve yemek yemeye gidiyorum. Yurt dışına gittiğimde de sürekli kardeşlerime mesaj atıyordum. Bana koyun ve köpeklerin resmini gönderin diye, sonunda İngiltere’den baba mesleğine döndüm. Şu an işletmemizde bini geçkin hayvanımız var. Yeni yılda kuzularımız doğdu. Büyük bir bölümü de gece, 20 gün 1 ay içinde doğum yapacaklar” diye konuştu. Foto-Haber: Erkan ALTUNTAŞ

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *