Aksaray Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü Öğretim Üyesi Yasin Günlü, “Özellikle otizm spektrum bozukluğu son verilere göre 31 çocukta bir olarak lanse edildi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) son verileri bu şekilde. Bu şu anlama gelmesin her yeni doğan 31’de biri otizmli doğacak değil. Şu anda kız çocuklarında erkek çocuklarda görünen sıklığının birbirine yaklaştığı belirtiliyor. Şu anda kız çocuklarında spektrum bozukluğu görülme sıklığı artıyor.” dedi. Aksaray Üniversitesi Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü, Engelli Öğrenci Birimi ve Özel Eğitim Bölümü iş birliğinde düzenlenen “Engelsiz Aksaray İçin Ortak Akıl Çalıştayı” etkinliğinde konuşan Yasin Günlü, “Otizm spektrum bozukluğu diğer yetersizliklerle aynı kategoride değerlendirilemeyen bir durum.
Tabii ki çocuklarımız birbirinden farklı özellikler taşıyor. Özellikle otizm spektrum bozukluğu son verilere göre 31 çocukta bir olarak lanse edildi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) son verileri bu şekilde. Bu şu anlama gelmesin her yeni doğan 31’de biri otizmli doğacak değil. Özellikle kız ve erkek çocukları arasındaki oran ise erkek çocuklarda 4-5 kat daha fazla görülüyordu. Şu anda kız çocuklarında erkek çocuklarda görünen sıklığının birbirine yaklaştığı belirtiliyor. Şu anda kız çocuklarında spektrum bozukluğu görülme sıklığı artıyor. Sıklığı giderek artan ve sıklıkla karşılaşabileceğimiz, etrafımızdan da duyacağımız yetersizlik yönüyle karşı karşıyayız. Bizim toplum olarak buna duyarlı olmamız lazım. Ben bir akademisyen olarak otizm çalışan bir kişi olarak bütün sınıflara aynı anda gidip hiç kimse bu konuyu bire bir ele almaz. Ama benim en iyi yararlanabildiğim yer burası. Öğretmen arkadaşım ise en iyi yararlandığı yer sınıf. Rektör yardımcımızın ise üst kuruluşlardır. Bizim elimizden gelen ve üniversite olarak, bölüm olarak elimizden gelen desteği vereceğiz. Özellikle hali hazırda bütün çocuklarımız eğitime devam ediyorlar. Yaz tatili gelince okullar kapanıyor. Otizmli ve özel gereksinimli çocuklarımız ise arada eğitim almıyorlar. Kendim de bir fiil 7-8 yıl Milli Eğitim Bakanlığında otizmli çocuklarla öğretmenlik yaptığım için çok iyi biliyorum. 6. sınıfta mükemmel gönderdiğim çocuk, sona dönünce tekrardan birinci sınıf düzeyinde dönüyor. Bunu çözecek bir sistemimiz olması lazım. Bu, devletin, milletin milli kaybı demek” diye konuştu. Foto-Haber: Erkan ALTUNTAŞ