Akraba evliliğinden dolayı yüzde 90 görme engeli olan Aksaray Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Önder İşlek, eğitim hayatındaki başarıyla beyaz bastonuyla 60 ülke gezdi. İşlek, “Beyaz bastonla ve teknolojiyi kullanmayı öğrendikten sonra kendi başıma 5 kıtada 60’ın üzerinde ülkeye bulundum. Bunların hepsine tek başıma gittim. İlk başlarda korkarak gittim. Oradaki deneyim ve öğrenme her şeye bedel,” dedi. Aksaray Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Görme Engelliler Eğitimi Dr. Öğretim Üyesi Önder İşlek: " 9 çocuklu bir ailenin 4’üncü çocuğum. Bende bir çocuk babasıyım. Hatay Kansu Köyünde doğdum. Anne ve babam akraba olduğu için doğuştan görme engelliyim. Bunun yanında 4 yaşında bütün vücudumu etkileyen bir felç geçirdim. Annem Katibe, hiç okuma yazması yok. Hiç okula gönderilmemiş bir kadın. Babam da İbrahim, ilkokul mezunu olduğu için köy imkanlarında sınırlı imkanlarla köyde ilkokulu okudum. Babam şehir merkezine taşınınca Antakya’da ortaokul ve liseyi okudum, üniversiteyi ise Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde özel eğitim öğretmenliği lisansımı tamamladım. KPSS öğretmen olarak çok iyi puan almıştım. O zamanlar farklı bir bakış açısıyla ‘Engelliler öğretmen olamaz’ düşüncesiyle öğretmen yapılmamıştım. Üzgünlük ve kırgınlık oldu ama ben yüksek lisansa başladım. Pes etmedim. Sonrasında bir yurtdışı bursu kazandım. Hacettepe Üniversitesi’nde 6 ay dil eğitimi alarak Amerika’da Wright State University’de, Wright kardeşler uçağı icat ettiği yerde 1 yıl dil eğitimi aldım ve özel eğitim alanında yüksek lisans yaptım. Doktoraya orada başladım. 2012-2017 yılları arasında görme engelliler alanında, dünyadaki en büyük üniversite olan Birmingham’da doktora eğitimi aldım. 2017 yılında Aksaray Üniversitesi’nde işe başladım. 2021-2022 yılında dünyanın en prestijli bursunu kazanarak Fulbright kapsamında Pasifik’in ortasında, Hawaii Takım Adası’nda yaklaşık 1 yıl görme engelliler alanında araştırmalar yaptım.”

ÜNİVERSİTE OLARAK GÖRME ENGELLİ AİLELERE ÜÇRETSİZ DANIŞMANLIK HİZMETİ VERİYORUZ
Türkiye’de özel eğitim alan bireylerin gelişmekte olduğunu belirten İşlek, “Dünya Sağlık Örgütü’ne göre toplumun yüzde 16-17’si özel gereksinimli bireylerden oluşuyor. Bunlar eskiden öğrenemeyecek, aciz ya da Allah’ın cezalandırdığı bireyler olarak algılanıyordu. Ancak insan haklarının gelişimiyle birlikte özel bireylerin de öğrenebileceği fark edildi. İşletme, görme ve zihinsel olabilir. Bu çerçevede eğitim ortamları düzenlendi. Aksaray, Türkiye’de 2 üniversitede olan görme engelli uzmanlığına sahip. Birisi bizim üniversitemiz, birisi ise Gazi Üniversitesi. Bizim üniversitemiz genç ve dinamik. Çok hızlı büyüyoruz. 11-12 öğretim üyemiz var. Biz burada hem öğretmen yetiştiriyoruz hem de Aksaray ile çevre bölgelerde ailelere ücretsiz bir şekilde destek olup danışmanlık yapıyoruz.”

UÇAKTAN PARAŞÜTLE ATLADIM
Ciddi anlamda yoklukların içinde büyüdüğünü belirten İşlek, “Kısıtlamaların içinde büyümemde en büyük şansım anne ve babamın destekleyici olması; arkamda oldular. 20-22 yaşına kadar doğru dürüst evden çıkmaya izin verilmemiş birisi olarak, sonra kendi yeteneklerimi geliştirerek beyaz bastonla ve teknolojiyi kullanmayı öğrendikten sonra kendi başıma 5 kıtada 60’ın üzerinde ülkeye bulundum. Bunların hepsine tek başıma gittim. İlk başlarda korkarak gittim. Oradaki deneyim ve öğrenme her şeye bedel. Ondan önce de insanlar bana yapamazsın diyordu. Benim ailem de dahil, ben ilk başlarda ‘Şu ülkeye gideceğim, bunu yapacağım’ demiyordum. Gidip dönüşte onlara resimleri gösteriyordum. Onlar da benimle gurur duymaya başladılar. Ben engelli olmayan bir kişiden çok fazlasını yaptığıma inanıyorum. Diğer ailelere ilham olmak istiyorum. Uçaktan paraşütle de atladım, yamaç paraşütü de yaptım. Köpek balıklarıyla aynı yerde yüzüp onlara dokundum. Jetski kullandım ve insanların hayal bile edemediği filler, aslanlar, develer, timsahlar ile aynı ortamlarda bulunup onları besleyip dokundum. Bunların hepsi aslında kendime yaptığım yatırımlardı. Bu sayede birçok bilgi edindim. Dünyadaki farklı kültürler ve farklı insanlar ve canlılar, beni daha iyi bir insan olmaya itti. Bunun için çocuğunuz özel gereksinimli ise ‘Şunu yapamaz’ diyerek uzaklaşmanız gerekmez; bu işi nasıl yapabilir?’ diye düşünmelisiniz.”
EŞİMLE EVLENİNCE BEDENSEL ENGELLİLERİN ZORLUKLARINI YAŞAYARAK ÖĞRENDİM
Eşim de bedensel engelli olduğunu belirten İşlek, “Ben görme engelli olarak birçok sorunla karşılaştım. Evlendikten sonra binaların erişilebilirliği, toplu taşıma araçları ve benzeri durumlarla yüzleştim. Engelli araç yerine park ediyorsanız, kaldırıma ve rampaya park ediyorsanız, bize engel olan kişilerdensiniz. Biz ülke olarak çok zengin kültürlere sahibiz. Özel farklı bireyler de bu kültürün bir parçası ve zenginliğimizin birer kareleridir. Hepimiz anlayış ve farkındalığa sahip olursak çok daha mutlu bir toplum oluruz. 7-14 Ocak günü Beyaz Baston Gününü çok önemsiyorum. Engelli bireyler çevrim erişilebilir olduğunda, engelli bireyler, engelli olmayan bireyler sürekli yardıma ihtiyaç duymaz. Küçükken iğne deliğinden bakar gibi görüyordum. Yaş ilerledikçe daha kötüye gitti. Şu anda aydınlık ortamda gölgeyi ayırt edebiliyorum,” diye konuştu. Foto-Haber:Erkan ALTUNTAŞ