Aksaray’da 2020 yılında kurulan Üstün Başarı Anaokulu, kentin ilk butik okulu olarak eğitim alanında farklı bir model ortaya koyuyor. Montessori eğitim yaklaşımını temel alan kurum, yalnızca akademik başarıyı değil; çocukların duygusal, sosyal ve bireysel gelişimini merkeze alan yapısıyla dikkat çekiyor. Uluslararası iş birlikleriyle eğitim vizyonunu sürekli geliştiren okul, yerel bir kurum olmanın ötesine geçerek ulusal ve uluslararası ölçekte bir eğitim merkezi olma hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Üstün Başarı Okulları’nın kuruluş hikayesi, nitelikli eğitimin yalnızca büyük şehirlerin ayrıcalığı olmaması gerektiği düşüncesiyle başladı. Kurumun sahibi Ayşegül Türkyılmaz ve ekibi, Montessori eğitimi üzerine uzun yıllar yaptıkları çalışmalar sonucunda önemli bir gerçeğe dikkat çekiyor: Anadolu’da yaşayan çocukların da dünya standartlarında, sevgi temelli ve bireyi merkeze alan eğitim modellerine ulaşma hakkı bulunuyor. Bu anlayışla İstanbul’dan Aksaray’a gelen ekip, çocukların yalnızca akademik değil; aynı zamanda duygusal ve sosyal açıdan da güçlenebileceği bir eğitim kültürü oluşturmayı amaçladı. Kurum yetkilileri, okulu yalnızca ders verilen bir yer olarak değil, çocuğun kendini değerli hissettiği bir yaşam alanı olarak tanımlıyor. Bu doğrultuda eğitim sürecinde her öğrencinin bireysel özellikleri dikkate alınıyor; uygun akademik ortamlar oluşturuluyor ve farklı öğretim yöntemleri uygulanıyor. Okul bünyesinde bulunan ölçme ve değerlendirme birimi sayesinde sınav öncesi ve sonrası analizler yapılarak öğrencilere geri bildirim sağlanıyor. Bununla birlikte profesyonel rehberlik sistemi aracılığıyla öğrenci-akademik, öğrenci-aile ve öğrenci-çevre ilişkilerinde uzman desteği sunuluyor. Yaklaşık altı yıl önce butik ve alternatif bir eğitim modeli oluşturma hedefiyle yola çıktıklarını belirten kurum sahibi Ayşegül Türkyılmaz, şehirde büyük bir potansiyel olmasına rağmen nitelikli eğitim konusunda önemli bir ihtiyaç bulunduğunu ifade ediyor. Velilerin artık yalnızca akademik başarıyı değil; çocuklarının mutluluğunu, öğretmenleriyle kurduğu güvenli bağı ve bireysel gelişimini de önemsediklerini vurgulayan Türkyılmaz, bu nedenle Üstün Başarı Okulları’nı yalnızca bir eğitim kurumu değil, aynı zamanda bir eğitim kültürü olarak tasarladıklarını dile getiriyor.

“ÇOCUK, KENDİNİ GÜVENDE HİSSETTİĞİ ORTAMDA ÖĞRENMEYE BAŞLAR”
Okulun eğitim kadrosu oluşturulurken yalnızca akademik yeterlilikler değil; öğretmenlerin çocuklarla kurduğu bağ, iletişim gücü ve eğitim felsefesine uyumu da göz önünde bulunduruluyor. Kurumda öğretmenlik, bir çocuğun hayatına dokunabilme sorumluluğu olarak görülüyor. Bu yaklaşım, “Çocuk, kendini güvende hissettiği ortamda öğrenmeye başlar” anlayışıyla destekleniyor. Üstün Başarı Okulları’nın en dikkat çeken özelliklerinden biri ise butik okul yapısı. Bu model sayesinde her öğrenci bireysel olarak tanınıyor, gelişimi yakından takip ediliyor ve güçlü yönleri destekleniyor. Çünkü kurum, her çocuğun öğrenme hızının ve ilgi alanlarının farklı olduğuna inanıyor. Bu nedenle öğrenciler tek tip bir başarı anlayışıyla değil, kendi potansiyelleri doğrultusunda değerlendiriliyor. Butik okul anlayışının temelinde ise yakın ilişki, bireysel takip, güçlü okul kültürü ve aidiyet duygusu yer alıyor. Kurum yetkilileri ayrıca, Üstün Başarı Okulları’nın ticari kaygıdan uzak, tamamen öğrenci odaklı bir eğitim anlayışıyla faaliyet gösterdiğinin altını çiziyor. Amaçlarının; özgüvenli, sorgulayan ve araştıran bireyler yetiştirmek olduğunu belirtiyorlar.
MONTESSORİ EĞİTİMİ VE ULUSLARARASI İŞ BİRLİKLERİ
Montessori eğitim modeline özel bir vurgu yapan kurum, eğitimin yalnızca akademik kazanımlardan ibaret olmadığını ifade ediyor. Bu yaklaşımda çocuk; duyar, taklit eder, hisseder ve üretir. Çünkü dil, yalnızca bir ders değil, çocuğun dünyayla kurduğu en önemli köprülerden biridir. Uluslararası iş birliklerine de önem veren Üstün Başarı Okulları, Azerbaycan’ın Bakü şehri ve İtalya ile çeşitli eğitim ortaklıkları yürütüyor. Önümüzdeki süreçte farklı ülkelerle de iş birlikleri kurmayı hedefleyen kurum, çocukların dünyayı anlayabilen bireyler olarak yetişmesini amaçlıyor. Okulun eğitim felsefesi ise dikkat çekici bir soruya dayanıyor: “Her çocuk farklıysa neden bütün okullar aynı?” Bu anlayışla hareket eden kurum, kalıplar yerine çocukların bireysel potansiyelini merkeze alan bir eğitim modeli benimsiyor.

VELİLERDEN OLUMLU GERİ DÖNÜŞLER
Üstün Başarı Okulları velilerinden Büşra Dağdelen ise okul deneyimlerini şu sözlerle anlatıyor: “Kızım 2 buçuk yaşından itibaren bu okulda eğitim alıyor ve dört yıldır buradayız. Önümüzdeki yıl da devam etmeyi düşünüyoruz. Okulu tercih etmemizdeki en önemli neden sakin ve dingin bir ortam sunmasıydı. Daha önce farklı deneyimlerimiz olduğu için çocuğumuzun duygularını anlayabilecek bir ortam arıyorduk.” Dağdelen, süreç içerisinde öğretmenlerin yaklaşımından ve okul yönetiminden büyük memnuniyet duyduklarını belirterek, “Ayşegül Hanım’ın yönlendirmesi bizim için çok etkili oldu. Zamanla kızımızda ciddi bir değişim gözlemledik. Artık daha dingin, duygularını ifade edebilen ve sosyal ortamlarda uyum sağlayabilen bir çocuk haline geldi” ifadelerini kullandı. Öğretmenlerin çocukların sevgi dilini keşfetmesinin en etkileyici nokta olduğunu vurgulayan Dağdelen, “Çocuğum duygusal anlarında öğretmenine sarılmayı tercih ediyor. Bu, bizim için en büyük güven göstergesi. Bir anne olarak önceliğim çocuğumun mutlu ve güvende olması” dedi. Uzmanlara göre, bir çocuğa yapılabilecek en önemli yatırım nitelikli bir eğitim sürecidir. Üstün Başarı Okulları da bu anlayışla Aksaray’da eğitimde fark yaratan bir model sunmaya ve her çocuğun bireysel potansiyelini ortaya çıkarmaya yönelik çalışmalarına devam ediyor. Foto-Haber: Kübra KARAKUŞ