Aksaray şehir merkezinde bulunan Eğri Minare, Anadolu Selçuklu döneminin en dikkat çekici mimari eserlerinden biri olarak yaklaşık 800 yıldır ayakta duruyor. 1221-1236 yılları arasında Sultan I. Alâeddin Keykubad döneminde inşa edilen tarihi yapı, kırmızı tuğlalı görünümü nedeniyle "Kızıl Minare" olarak da anılıyor. İtalya'daki Pisa Kulesi'ni andıran eğik yapısıyla dikkat çeken minare, 30,6 metre yüksekliği ve kuzeybatı yönüne eğimli mimarisiyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Eğri Minare hakkında halk arasında anlatılan en bilinen rivayetlerden birine göre, minareyi inşa eden usta ömrü boyunca namaz kılmamış, ancak yaşlılığında tövbe ederek ibadete yönelmiştir. Rivayete göre, ustanın samimi tövbesinin ardından yaptığı minare Allah'ın huzurunda eğilmiş bir insanı simgelercesine eğik kalmış ve bu haliyle günümüze ulaşmıştır. Ancak tarihi kaynaklar ve uzmanların değerlendirmeleri, minarenin eğriliğinin bir efsaneden ziyade bilinçli bir mühendislik uygulaması olduğunu ortaya koyuyor.

Selçuklu mimarlarının, bozuk zemin yapısını dikkate alarak minareyi nehrin aksi yönüne, kuzeybatıya doğru kontrollü şekilde eğimli inşa ettiği belirtiliyor. Yaklaşık sekiz asırdır yıkılmadan ayakta kalması ise dönemin mühendislik başarısını gözler önüne seriyor. Dört köşe kaide üzerine oturtulan silindirik gövdesi, ince bir silmeyle iki bölüme ayrılan Eğri Minare'nin alt kısmı zikzak motifleriyle, üst kısmı ise mavi ve yeşil çini mozaiklerle süslenmiştir. Tarihi yapı, yıkılma riski nedeniyle 1973 yılında çelik halatlarla desteklenerek koruma altına alınmıştır. Minarenin yanında bulunan cami ise daha sonraki dönemlerde inşa edilmiştir. Tarihi ve mimari özellikleriyle Aksaray'ın simgelerinden biri olan Eğri Minare, her yıl çok sayıda yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlamaya devam ediyor. Foto-Haber:Pelin ÇİÇEK