Aksaray’da 27 yıldır eczacılık mesleğini sürdüren Nazan Ulukuş Deniz, 25 Eylül Dünya Eczacılık Günü dolayısıyla mesleğin geçmişten bugüne değişimini, eczacıların karşılaştığı sorunları ve genç meslektaşlarına yönelik tavsiyelerini anlattı. Meslek hayatının ilk 5 yılını Ankara kamuda geçiren Deniz, 27 yıldır Aksaray’da aktif olarak serbest eczacılık yaptığını belirtti. 2013-2017 yılları arasında iki dönem oda başkanlığı görevini üstlendiğini ifade eden Deniz, mesleklerin güçlü meslek örgütleriyle ayakta kalabileceğine inandığını söyledi. Geçmişte Türk Eczacıları Birliği’nde (TEB) delege olarak görev yaptığını belirten Deniz, oda başkanlığı döneminde eğitim toplantılarına, mesleki prosedür toplantılarına ve seçim süreçlerine katıldığını anlattı. Meslektaşlarının haklarının ve insan sağlığının korunmasında örgütlü yapının büyük önem taşıdığını vurgulayan Deniz, bugün de mesleki konularda katkı ve desteğini sürdürdüğünü kaydetti.
“KADIN ECZACILARIN YÖNETİMDE DAHA FAZLA YER ALMASI GEREKİYOR”
Eczacılık mesleğinde kadınların sayısının her zaman yüksek olduğunu belirten Deniz, buna karşın oda yönetimlerinde, başkanlıklarda ve TEB’in merkezi çalışmalarında görev alan kadın eczacı sayısının yeterli olmadığını söyledi. Oda başkanlığı yaptığı dönemde kadın meslektaşlarının yönetimlerde daha fazla görev almasını desteklediğini dile getiren Deniz, kadınların mesleki karar mekanizmalarında daha görünür olması gerektiğini ifade etti. Deniz, görev yaptığı dönemde Halk Eğitim Merkezi iş birliğiyle güzellik uzmanlığı, cilt analizi ve bakımı alanlarında eğitimler düzenlediklerini, belediyeyle ortak gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında ise hızlı okuma ve diksiyon kursları açarak katılımcılara sertifika verdiklerini söyledi. 14 Mayıs Eczacılık Haftası kapsamında da çok sayıda etkinlik düzenlediklerini belirten Deniz, mevcut oda yönetiminin de benzer faaliyetleri sürdürdüğünü ifade etti. Oda yönetiminde bulunduğu süreçte sahada aktif olarak çalıştığını anlatırken eczacıların hastalarla, ilaç depolarıyla ve hastanelerle yaşadığı sorunları yakından takip ettiklerini nöbet ihlalleri, mesleki etik sorunları, eczacılar arasında yaşanan anlaşmazlıklar, hastanelerle ilgili problemler ve hastalarla yaşanan çeşitli sorunların çözümü için ekip arkadaşlarıyla birlikte çalışma yürüttüklerini bu konuda hala çabaladığını belirtti.
“YERLİ İLAÇ ÜRETİMİ ARTTIKÇA SORUNLAR AZALACAK”
Türkiye’de yerli ilaç üretimi artarken bazı ilaç ve ürünlerin hâlen yurt dışından temin edildiğini belirten Deniz, özellikle bazı hormon ilaçları, göz damlaları, insülin ve aşıların ithal edildiğini söyledi. İlaç ham maddelerinin de önemli ölçüde yurt dışından geldiğini ifade eden Deniz, kur sistemine bağlı alımlar nedeniyle firmaların zaman zaman sorun yaşayabildiğini belirtti. Mevsim nedeniyle grip aşılarının eczanelere ulaştığını ancak bazı ürünlerde miktarın ihtiyacı karşılamaya yetmediğini söyleyen Deniz, “Yerli üretim arttıkça ve kur düzenlemeleri daha sağlıklı hâle geldikçe bu tür problemlerle daha az karşılaşacağız. Böylece hastalarımızın sorunlarını daha hızlı çözebileceğiz” dedi. Eczacılık mesleğinin toplumda güven duyulan mesleklerden biri olduğunu vurgularken, özellikle mahalle ve semt eczanelerinin vatandaşlarla çok yakın ilişki içinde olduğunu söyledi. “Benim gibi mahalle eczacılığı yapanlar için eczane, insanların her konuda danışabildiği bir merkez hâline geliyor. Halkla iç içeyiz ve adeta bir aile gibiyiz. Bu nedenle mesleğimi çok seviyorum” ifadelerini kullandı.
İNTERNETTEN ALINAN ÜRÜNLERE KARŞI UYARDI
Sosyal medya ve internet üzerinden kontrolsüz biçimde satılan gıda takviyeleri ve kozmetik ürünlerine de dikkat çeken Deniz, bu alanın insan sağlığı açısından riskler barındırabildiğini söyledi. Eczanelerde insan sağlığını gözetmenin temel öncelik olduğunu belirten Deniz, her ürünün her kişide aynı etkiyi göstermeyeceğine dikkat çekti. Hastanın sağlık durumunun ve ihtiyaçlarının iyi analiz edilmesinin önemine vurgu yapan Deniz, güvenilirliği şüpheli ürünlerden uzak durulması gerektiğini ifade etti. Özellikle gençlerin sosyal medyadaki reklam ve tanıtımlardan etkilenerek çeşitli ürünler talep edebildiğini söyleyen Deniz, “Bizim için öncelik insan sağlığı. Takviye konusunda gerekli gördüğümüz durumlarda vatandaşlarımızı doktora yönlendiriyoruz. Kozmetik ürünlerde ise kişiye uygun ürünü belirlemeye çalışıyoruz. “Yetkin kişilere danışılmadan herhangi bir ürün alınmasını tavsiye etmiyorum” dedi.
YAPAY ZEKÂ ECZACILIĞI DA ETKİLİYOR
Yapay zekânın birçok meslek grubunda olduğu gibi eczacılık alanında da kullanılmaya başladığını belirten Deniz, eczacılığın doğrudan insan ilişkisine dayalı yapısı nedeniyle bu dönüşümden görece daha az etkilenen alanlardan biri olduğunu söyledi. Bazı hastaların yapay zekâ uygulamalarından aldıkları ürün önerileriyle eczanelere geldiğini ifade eden Deniz, bu önerileri mesleki bilgi ışığında değerlendirerek hastaları doğru şekilde yönlendirmeye çalıştıklarını kaydetti.
GENÇ ECZACILARA YENİ ALANLARA YÖNELME ÇAĞRISI
Eczacılık mesleğini tercih etmek isteyen gençlere de tavsiyelerde bulunan Deniz, eczane açma kotasının yürürlüğe girmesiyle birlikte gençlerin kendilerini farklı alanlarda geliştirmelerinin önem kazandığını söyledi. İlaç fabrikalarında daha fazla eczacının görev almasını istediğini belirten Deniz, klinik eczacılık alanının da gençler açısından önemli fırsatlar sunduğunu dile getirdi. Eczacıların hastanelerde ve hekimlerle birlikte çalışabilecekleri alanlarda kendilerini geliştirmeleri gerektiğini ifade etti. “Bizler sağlık hizmet sunucusuyuz ve birinci basamak sağlık hizmetinin önemli bir parçasıyız” diyen Nazan Ulukuş Deniz, 25 Eylül Dünya Eczacılık Günü dolayısıyla tüm meslektaşlarının gününü kutladı. Mesleğini sevgi ve mutlulukla sürdürmeye devam edeceğini belirten Deniz, elinden geldiğince hem vatandaşlara hem de meslektaşlarına destek olmayı sürdüreceğini söyledi. Uludeniz Eczanesi’nin kapılarının vatandaşlara açık olduğunu ifade eden Deniz, güler yüzlü danışmanlık ve hasta odaklı hizmet anlayışıyla Aksaraylılara hizmet vermeye devam edeceklerini kaydetti. Foto-Haber: Tuba ADIGÜZEL
