Aksaray'da 38 yıldır terzilik yapan Süleyman Çolak, mesleğini ilk günkü heyecanla sürdürdüğünü belirterek, terziliğin hâlâ değerini koruyan ve dünyanın her yerinde geçerliliği olan bir meslek olduğunu söyledi. Köyden şehre geldikten sonra terzilikle tanıştığını anlatan Çolak, "O dönemlerde terzilik çok saygı duyulan bir meslekti. Ancak bugün ne yazık ki çırak yetişmiyor. Yurt dışında da çalıştım. Bu meslek bana farklı ülkelerde de kapılar açtı. Orada bir müşteri sipariş verdiğinde kıyafetini en erken 3 gün sonra teslim alabiliyor. Bizde ise herkes işinin hemen bitmesini istiyor. Oysa terzilik gerçek anlamda bir 'altın bilezik'tir. Bu mesleği öğrenen kişi dünyanın her yerinde iş bulabilir." dedi.
"ESKİ YILLARA GÖRE İŞLERİMİZ AZALDI"
Sektörde yaşanan sorunlara da değinen Çolak, kumaş fiyatlarının artması ve kalifiye eleman eksikliği nedeniyle sıkıntı yaşadıklarını ifade ederek, "Kumaş fiyatları yükseldiği için maliyetlerimiz de arttı. Eleman eksikliği nedeniyle işleri zamanında yetiştirmekte zorlanıyoruz. Normal şartlarda bir takım elbisenin dikimi yaklaşık bir hafta sürüyor. Fiyat ise müşterinin tercih ettiği kumaşa göre değişiyor. Kalitesiz ve ucuz kumaş kullanmıyorum. Çünkü hem verdiğim emeğe hem de müşterinin ödediği paraya yazık olur. Eski yıllara göre işlerimiz daha düşük seviyede. Önceden özellikle yaz aylarında çok yoğun çalışırdık." diye konuştu.
"ZANAATI OLAN İNSAN AÇ KALMAZ"
Terziliğin geleceğine ilişkin umutlu olduğunu belirten Çolak, "Birçok kişi bu mesleğin bittiğini söylüyor ancak ben aynı fikirde değilim. Terzilik sayesinde emekli oldum, üç çocuğumu yetiştirdim. Günümüzde terzilik birçok mesleğe göre daha avantajlı. Biz işin mutfağından geldiğimiz için kumaşı da, dikiş tekniklerini de, yapılabilecek hataları da çok iyi biliyoruz. Bu nedenle büyük firmalar bize güveniyor. Gençlerin bu mesleğe yönelmesini çok isterim. Zanaatı olan insan dünyanın hiçbir yerinde aç kalmaz. Biz de yeni nesil moda kumaşlarla Aksaray halkına en iyi hizmeti vermeyi sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. Foto-Haber: Ali FURAT