Klass Sinemaları işletmecisi: “Pandemi öncesindeki seyircimizin yalnızca yüzde 30’u kaldı”
Aksaray’da yaklaşık 15 yıldır sinema salonu işleten Klass Sinemaları sahibi ve genel müdürü, dijital platformların yaygınlaşması, pandemi sonrası değişen izleme alışkanlıkları ve yüksek işletme maliyetlerinin sinema sektörünü ciddi biçimde etkilediğini söyledi. Yaklaşık 40 yıldır sektörün içinde olduğunu belirten işletmeci, Aksaray’da sinemaya gösterilen ilginin Niğde ve Kırşehir gibi çevre illerin gerisinde kaldığını ifade etti.
Öncelikle biraz kendinizden bahseder misiniz?
Klass Sinemalarının sahibiyim, aynı zamanda genel müdürlüğünü yürütüyorum. Yaklaşık 40 yıldır sinema sektörünün içindeyim. Bu süreçte sektörün her dönemini yaşadık, yapımcılık da yaptık. Yaklaşık 15 yıldır Aksaray’da sinema işletmeciliğine devam ediyorum.
Aksaray’da sinemaya gösterilen ilgi yeterli mi?
Aksaray’da sinemaya ilgi maalesef çok yetersiz. Niğde ve Kırşehir gibi çevre iller nüfus olarak Aksaray’dan daha küçük olmasına rağmen sinema potansiyelleri buradan daha iyi. Sinema kültürü, çevre illerimize kıyasla Aksaray’da daha zayıf.
En fazla hangi film türleri ilgi görüyor?
Yerli komedi filmleri ilgi görüyor. Yabancı filmlerde ise Marvel yapımları, özellikle Örümcek Adam gibi filmler tercih ediliyor. Animasyonlar da ilgi görüyor. Disney ve TRT yapımı animasyonlar daha fazla seyirci çekiyor. Aksaray’da bugüne kadar en fazla ilgi gören animasyon filmi ise Rafadan Tayfa oldu.
Sinema sezonunun en yoğun olduğu dönem hangisi?
Sinema sezonu genellikle ekim ayının ortasında veya sonunda başlar ve okullar tatil olana kadar devam eder. Kasım, aralık, ocak, şubat, mart ve nisan ayları sinemanın en iyi dönemleridir. Yaz aylarında insanlar daha çok açık alanları tercih ediyor. Aksaray’a gelen gurbetçiler ve yabancı ziyaretçiler olmasa yaz döneminde sinema neredeyse kapalı sayılır. Yerli filmler genellikle kış sezonunda vizyona girer. Yazın ise daha çok Amerikan filmleri gösterime girer ve bu yapımlar sinemayı ayakta tutmaya çalışır.
Dijital platformların yaygınlaşması sinema salonlarını nasıl etkiledi?
Dijital platformlar sinemanın sonunu getirmek üzere. Yapımcılar ve gişe potansiyeli yüksek isimler dijitale yöneldi. Recep İvedik, Yılmaz Erdoğan, Şahan Gökbakar ve Cem Yılmaz gibi isimler, sinemayı ayakta tutan yapımlar ortaya koyuyordu. Bu isimler projelerini dijital platformlara verince sinema salonları büyük darbe aldı. Asıl sorunumuz ise pandemi oldu. Pandemi öncesindeki seyircimizin şu anda yalnızca yüzde 30’u kaldı. Bu durum sadece Aksaray’a özgü değil, Türkiye genelinde de benzer bir tablo var.
Pandemi izleme alışkanlıklarını nasıl değiştirdi?
Pandemi insanları eve bağladı. İnsanlar evde oturup dizi ve film izlemeye, dijital ve korsan platformları kullanmaya alıştı. Avrupa’da pandemi sonrasında insanlar kendilerini dışarı atarken bizim insanımız eve kapanmaya devam etti. Bugün bir aileye baktığınızda çocuklardan biri telefonda, diğeri bilgisayarda, bir başkası tablette vakit geçiriyor. İnsanlar aynı evde bulunmalarına rağmen konuşmuyor ve birlikte zaman geçirmiyor. Bu durum sosyalleşmeyi de olumsuz etkiliyor.
Seyircilerinizden en sık aldığınız geri bildirimler neler?
Sinemaya gelen seyirciler salonların boş olduğunu görünce, “Üç kişiyle mi film izleyeceğiz?”, “Beş kişi mi var?”, “Nasıl ayakta duruyorsunuz?” ve “Burası tek eğlence yerimiz, kapatmayın” diyor. Pandemi öncesinde cuma akşamı vizyona giren bir filme 50-60 aile gelirdi. Bu da bir seansta yaklaşık 150 kişi demekti. Bugün ise bu sayıyı bazen hafta sonunun tamamında bile göremiyoruz.
Sinema salonu işletmenin en büyük zorluğu nedir?
Sinema pahalı ve geri dönüşü zor bir yatırımdır. Bir şehirde çok sayıda market, kafe, ayakkabıcı veya beyaz eşya mağazası olabilir ancak sinema sayısı bir ya da ikidir. Çünkü sinema işletmeciliği büyük maliyet gerektirir. Alan büyük olduğu için kira, ortak gider, personel ve teknik masraflar çok yüksek. Dışarıdan bakıldığında “Koskoca sinema” deniliyor. Eskiden gerçekten öyleydi ancak şimdi sinemanın adı büyük, geliri küçük.
Genç seyirciler daha çok hangi yapımları tercih ediyor?
Özellikle 18-30 yaş arasındaki gençler korku ve komedi filmlerini tercih ediyor. Sanatsal değeri yüksek yapımların büyük gişe yaptığını pek görmüyoruz. Yapımcılar da seyircinin beklentisine göre film hazırlıyor. Film yapmak artık büyük bir cesaret işi. Bir yapımcı 200-300 milyon lira harcayacak ancak film sinemada 10 kişi tarafından izlenecek. Böyle bir ortamda kimse bu riski almak istemiyor.
Yılmaz Erdoğan’ın yeni film projesi sektörde nasıl karşılandı?
Yılmaz Erdoğan’ın Vizontele 3 projesini duyurması sinemacıları heyecanlandırdı. Yılmaz Erdoğan yeniden sinemaya dönerse filmin ilgi göreceğini düşünüyoruz. Bunun Recep İvedik gibi başka yapımları da yeniden sinemaya yönlendirebileceğini umut ediyoruz. Pandemiden sonra önemli isimler sinemadan uzaklaştığında bazı kişiler onların yerine yenilerinin geleceğini söyledi. Ancak maalesef beklenen isimler ve filmler ortaya çıkmadı.

Salonları yenilemek seyirci sayısını artırmıyor mu?
Bekleme salonumuzu yeniledik ve önemli bir yatırım yaptık. Ancak insanları sinemaya çekmek yalnızca bizim elimizde değil. Sinemanın hammaddesi filmdir. Salonun koltuklarını altından da yaptırsanız, izlenecek iyi bir film yoksa seyirci gelmez. Biz makineyi, koltuğu ve sistemi kuruyoruz ancak müşteriyi salona sokacak olan filmdir. İyi film olursa seyirci gelir. Kötü film olursa bir kez gelir, iyi film olursa birkaç kez gelir. Film olmadığı zaman salonun ne kadar güzel olduğunun bir önemi kalmıyor.
Gelecekte sinema salonu için planladığınız yatırımlar var mı?
Herkes işlettiği yerin en iyisi olmasını ister. Salonların içini yenilemek, farklı koltuklar getirmek ve yeni sistemler kurmak istiyorum. Ancak bunların tamamı maliyet gerektiriyor. Geçtiğimiz dönemde gösterime aldığımız bir filmi bir hafta boyunca yalnızca 23 kişi izledi. Bakanlık destekli Filistin 36 adlı filmi ise bir haftada sadece 10 kişi izledi. Böyle bir gelirle işletmenin yatırım yapması mümkün değil. Biz de her şeyin en iyisini yapmak ve seyircilerimizin memnun olmasını istiyoruz. Ancak yapılan yatırımın ekonomik bir karşılığının olması gerekiyor.
Bilet fiyatlarınız ne kadar?
Öğrenci bileti 180 lira, tam bilet ise 200 lira. Çarşamba günleri bütün seyirciler için bilet fiyatı 140 lira. Tam, öğrenci veya sivil ayrımı yapılmadan tüm filmler 140 liradan izlenebiliyor. Bakanlık da çarşamba gününü sinemaya ilgiyi artırmak amacıyla “Sinema Günü” ilan etti. Türkiye’nin en uygun fiyatlı sinemalarından biriyiz. Buna rağmen beklediğimiz ilgiyi göremiyoruz.
Aksaray’a yeni filmlerin geç geldiği yönündeki eleştirilere ne diyorsunuz?
Bu doğru değil. Türkiye’de öne çıkan filmlerin tamamına yakını Aksaray’da da gösterime giriyor. Salon sayımız beş olduğu için aynı anda 20 film gösteremeyiz ancak iş yapabilecek filmleri seçiyoruz. Türkiye’de ilk sıralarda bulunan filmler bizim salonlarımızda da var. Yeni bir Örümcek Adam filmi Amerika ile aynı anda vizyona giriyorsa Aksaray’da da gösterime giriyor. Bizim film getirme konusunda bir sorunumuz yok. Asıl sorun insanların sinemaya gelmemesi.

Aksaray’daki seyirci sayıları çevre illerle karşılaştırıldığında nasıl?
Türkiye genelindeki sinemaların günlük seyirci sayılarını görebiliyoruz. Ne yazık ki en düşük seyirci sayılarına sahip salonlardan biri Aksaray’daki sinema. Aynı film Aksaray’da 50-60 kişi tarafından izlenirken Kırşehir’de 300, Niğde’de 250 veya daha fazla seyirciye ulaşabiliyor. Bu durum beni çok üzüyor. Aksaray gibi gelişen ve nüfusu artan bir şehirde böyle bir tablonun olmaması gerekiyor.
Teknik bakım ve ekipman maliyetleri nasıl?
Sinemacılık pahalı bir yatırım. Aksaray’da bu makinelerin bakımını yapacak teknisyen bulunmuyor. İstanbul’dan teknisyen getiriyoruz, uçak biletini karşılıyoruz ve bakım ücretini ödüyoruz. Bir projeksiyon makinesinin kapağını açıp temizlemek için yaklaşık 25 bin lira ödeniyor. Makinelerin içinde filmi aydınlatan özel lambalar bulunuyor. Bu lambalardan biri pandemi öncesinde 4 bin liraydı, bugün yaklaşık 45 bin lira. Beş projeksiyon makinesinin yıllık bakım maliyeti yaklaşık 125 bin lirayı buluyor. Bu nedenle herkes sinema işletmeciliği yapamıyor.
Son olarak Aksaraylı sinemaseverlere ne söylemek istersiniz?
Film sinemada izlenir. Sinema en uygun eğlence seçeneklerinden biridir. Sinemada alınan keyfi televizyonda veya başka bir ortamda almak mümkün değildir. Sinema bir kültürdür, sosyalleşme ve kaynaşma alanıdır. Seyirci sinemayı ne kadar desteklerse sinema da o kadar ayakta kalır. Burada 6-7 kişi ekmek yiyor. Yarın sinemayı kapatıp başka bir iş yapabiliriz ancak bu durumda Aksaray sinemasız kalır. Aksaray gibi gelişen ve nüfusu artan bir şehirde tek sinemanın bu kadar az ilgi görmesi beni üzüyor. Sinemanın ayakta kalması için Aksaray halkının salonlara sahip çıkması gerekiyor. Foto-Haber: Kaytan Sultan KEY