Aksaray’da Topakkaya Merkez Camii İmamı Fatih Dikicioğlu (43), camide cübbesini giyip namaz kıldırırken, boş zamanlarında cami lojmanında kurduğu atölyede atık odunlara şekil vererek onları sanat eserine dönüştürüyor. Aksaray’ın Topakkaya beldesinde 4 yıldır imamlık yapan ve 3 çocuk babası olan Fatih Dikicioğlu, caminin yanında bulunan lojmanda kurduğu atölyede atık ürünlerden lambalar, aynalıklar ve kitaplıklar yapıyor. Boş zamanlarını ise cami bahçesindeki gül bahçesinde geçiriyor. Dikicioğlu, “Görevimin haricinde ahşap ve odun işleriyle uğraşıyorum. Bu işe 3,5 yıl önce su kabağı ile başladım. Daha sonra odun merakı oluştu. İşlediğim odunlardan güzel eserler ortaya çıkınca bu alana yöneldim. Kokusu ve ortaya çıkan eserler nedeniyle odun üzerinde karar kıldım. Din gönüllüsü olarak camimiz ve gençlerimizle ilgileniyoruz. Cenazeler, taziyeler oluyor. Vakit buldukça atölyeye çıkıp bir ürünü 2-3 ayda tamamlıyorum. Odunları temizleyip içlerini oyuyorum. Şelale, kitaplık, lamba ve aynalık gibi birçok ürün ortaya çıkıyor” dedi.

“SANATIMLA HERKESİN TAKDİRİNİ KAZANDIK”
Boş durmayı sevmediğini belirten Dikicioğlu, “Ya burada ya da cami bahçesinde uğraşıyorum. Yaptığımız ürünler geri dönüşümle alakalı olduğu için Topakkaya Şehit Erdal Akbulut İlkokulu öğrencileri de atölyemizi ziyaret etti. Çok memnun kaldılar. Bir imamın bu şekilde eserler ortaya çıkarması herkesin takdirini kazandı. İşleyen demir pas tutmaz. Çalışan insanlar kötülük yapmaya fırsat bulamaz. İnsan emekli olsa bile eline bir şeyler alıp meşgul olmalı. Bana bu işin nereden geldiğini soruyorlar. Marangozluk ya da aileden gelen bir meslek değil. 2007 yılında evlendiğimde tornavida tutmayı bile bilmiyordum. Sonradan bir yetenek ve hobi olarak başladı. Kesinlikle ticaretini yapmayı düşünmedim. Bu işten zevk alıyorum. Hem din gönüllüsü olarak görevimi yapmaktan hem de ahşap işleriyle uğraşmaktan büyük keyif alıyorum. Ürünleri önce zımparalıyor, ardından epoksi ile kaplıyorum. Böylece daha uzun ömürlü oluyorlar” diye konuştu.

“EŞİM İLK ÖNCE KARŞI ÇIKTI”
Odunla uğraşmanın tamamen hayal gücüyle ilgili olduğunu belirten Dikicioğlu, “Hayalinizde ne canlandırırsanız oduna onu yansıtabiliyorsunuz. Eşim ilk etapta bu işle uğraşmama itiraz etti. Ancak ortaya çıkan eserleri görünce bana destek vermeye başladı. İnsanlar meslekleri ne olursa olsun mutlaka kendilerini meşgul edecek bir uğraş edinmeli. Buradaki amaç insanın üretmesi ve meşgul olmasıdır. Boş duran insan dedikoduya ve kötülüğe daha meyilli olur. Bu nedenle boş durmamak gerekir” dedi. Foto-Haber: Erkan ALTUNTAŞ