Aksaray’da küçükbaş hayvancılık kan kaybediyor

İlimizde ve ülkemizde küçükbaş hayvancılık gerçekten çok sıkıntılı günler yaşıyor. Girdi maliyetlerinin artması, çoban sıkıntısının giderek büyümesi, yem fiyatlarının yükselmesi, köylerden kentlere göçün artması gibi sebeplerden dolayı küçükbaş hayvancılık her gün kan kaybediyor.

Aksaray Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mahmut Aktürk, “İlimizde ve ülkemizde küçükbaş hayvancılık gerçekten çok sıkıntılı günler yaşıyor. Girdi maliyetlerinin artması, çoban sıkıntısının giderek büyümesi, yem fiyatlarının yükselmesi, köylerden kentlere göçün artması gibi sebeplerden dolayı küçükbaş hayvancılık her gün kan kaybediyor. Aksaray Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği olarak 2021 yılında 4 bin 500 ile 4 bin 600 üyeye destek verirken, 2024 yılında bin 720 üyeye destek verdik. Yaklaşık üye sayımızın yüzde 60’ını kaybetmiş durumdayız. Çünkü insanlar bu işi yapmak istemiyorlar. Evet, hükümetimiz, bakanlığımız, Ziraat Bankası kanalıyla çok ciddi krediler veriyor, sübvansiyonlu krediler veriyor. Yıllık yüzde 4-4,5 gibi faizlerle küçükbaş hayvancılık alım kredisi, büyükbaş hayvancılıkta ve hayvancılığın diğer giderleri için, yem giderleri için çok ciddi sübvansiyonlu krediler veriyor. Çiftçimiz de, üreticimiz de bundan faydalanıyor. Ama tabii insanlar bu işi yavaş yavaş yapmak istemiyor. Çünkü maliyetler çok yüksek, zahmetli, zor iş. Meralarımız tecavüz altında. Meralarımızı sürüyorlar, fabrika yapıyorlar, bir şekilde meralarımız tahrip ediliyor. Zaten bu sene çok şükür yağışlarımız iyiydi ama normalde Aksaray yağış az alan bir il. O yüzden meralarımız çok güçlü de değil zaten. Meralarımız da tarım tecavüzleri altında olunca hayvanları otlatacak yer bulmakta da güçlük çekiyoruz” dedi.

İTHAL ÇOBAN SAYIMIZ 40 OLDU

Aktürk, “Yurt dışından çoban getirmeye başladık. Afganlı dediğimiz, Özbek kardeşlerimizden Aksaray’ımıza yaklaşık 40 civarında Özbek çoban geldi, hâlen de gelmeye devam ediyor. Bakanlığımıza teşekkür ediyoruz. Çoban çok ciddi bir sıkıntı olarak karşımızda duruyor. Tabii insanlarımız köyde yaşamak istemediği için kentlere göç hızlandı. Tabii köyde yaşamayınca koyunu güdecek adam, ineğe bakacak adam bulmakta da güçlük çekiyoruz. İnsanlarımız hem tarım alanında hem hayvancılıkta, hem büyükbaşta hem küçükbaşta çoban ve işçi bulmakta çok ciddi sıkıntılar çekiyorlar. Tabii küçükbaş hayvancılık özellikle meraya dayalı olduğu için çoban sıkıntısı bizde daha hat safhada. O yüzden çoban sıkıntısını çözmek için böyle bir yola da başvurduk. Tabii küçükbaş hayvancılık çok fazla ekonomik olarak getirisi olan bir meslek değil. Daha çok insanların sevdiği, severek yaptığı, vazgeçemediği bir sektör aslında. Zaten sektörde çalışan insanların yaş ortalaması 60-70’lerde. Gençlerimiz ne yazık ki hayvancılığa ilgi göstermiyor. Çünkü kırsal alandaki köylerin yaşam alanları sıkıntılı. İnsanları köylerde ahır, ev ve tarla arasına sıkıştırdı sistem. Yani köylerde çok ciddi sosyal yaşam alanları yok. Köylerdeki okullarda bile artık Aksaray’da birleştirilmiş sınıflar başladı. Ben Acıpınarlıyım. Bizim köy Aksaray’ın en büyük köylerinden bir tanesiydi ama şu anda ne yazık ki ilkokulda birleştirilmiş sınıflar oldu. Okuldaki öğrenci sayısı sadece 30’un altına düşmüş. Demek ki insanların artık köyde yaşamadığı aşikâr” ifadelerini kullandı.

YILLIK AKSARAY’DA 400 BİN KUZU DOĞUYOR

TÜİK rakamlarında 1 milyon 200 bin civarında küçükbaş hayvan bulunduğunun belirtildiğini ifade eden Aktürk, “Tabii sahada ne kadardır, bu kadar var mıdır yok mudur, onu çok bilemiyoruz. Ama tabii Aksaray’da yıllık 400 bin civarında kuzu doğduğunu görüyoruz. Çünkü küpeleme çalışmalarını, aşılama çalışmalarını biz de takip ediyoruz. 400 bin civarında kuzumuz oluyor. Bu kuzulara hükümetimiz, bakanlığımız sağ olsun ciddi destekler de veriyor. Çoban desteği veriyor, kuzu desteği veriyor, danışmanlık desteği veriyor ama işte sadece destekle bu işin yapılabilmesi çok mümkün değil. İnsanların köy hayatına devam etmesi, köyden kente göçün engellenmesi, kentten köye göçün özendirilmesi, insanların köyde tutulması, tarım ve hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından en önemli etkendir diye düşünüyoruz” dedi.

YEM FİYATLARI, GİRDİ FİYATLARI VE ENFLASYONUN KARŞISINDA KÜÇÜKBAŞ HAYVANCILIK CAN ÇEKİŞİYOR

Aktürk, “Büyükbaşta et fiyatları oldukça geriye geldi. 650 liraları gören kesim fiyatları danada 570-580 liraya kadar geri çekildi. Küçükbaşta şu anda 650 lira civarında kesim fiyatları. Kuzuda 700 lira ama mesela geçen sene ocak ayında küçükbaş çok ciddi bir krize girmişti. Kuzu satılmıyor, kesim fiyatları çok düşmüştü, 500 lira civarına gerilemişti. Çok ciddi mağduriyetler yaşadık biz o dönemlerde. Ama şu anda fiyatlarımız geçen seneye göre biraz daha iyi ancak enflasyonun çok altında. Yem fiyatları ülkemizde yüzde 80 civarında arttı ama küçükbaş canlı fiyatları yüzde 20-25 civarında yükseldi. Yani yem fiyatları, girdi fiyatları ve enflasyon karşısında küçükbaş hayvancılık ne yazık ki can çekişiyor. O yüzden geleceğe yönelik umutlarımız da zayıflamaya başladı” diye konuştu. Foto-Haber: Erkan ALTUNTAŞ

 

İLGİLİ HABERLER