Burada bir tarih yatıyor

İslâm coğrafyacı ve tarihçisi Ebu’l-Fidâ’nın ifadeleriyle “mutlu ve müreffeh” bir Orta Anadolu şehridir.

Burada bir tarih yatıyor 
Aksarayımız Selçuklu Sultanı 2’inci Kılıçarslan’dan itibaren İslâmiyet’e beşiklik etmiş, seyyahlar tarafından doğası ve ırmakları ile övülmüş, meşhur İslâm coğrafyacı ve tarihçisi Ebu’l-Fidâ’nın ifadeleriyle “mutlu ve müreffeh” bir Orta Anadolu şehridir.


ERVAH KABRİSTANI'NIN ÖNEMİ


“Şerefü’l-mekân bi’l-mekîn” yani bir yerin şerefi orada ikamet etmişlerden gelir,içinde barındırdığı tarihî ve manevî mekânlar ile iftihar eder ki Aksaray, tam da bu sözün yaşanıldığı yerlerdendir. Aksaray’da Ervah Kabristanı, manevî makamların başında yer alır. Daha kapısından girer girmez manevî bir atmosferin karşıladığı kabristan bugün birçok evliyanın naşına ev sahipliği yapmaktadır.


YEDİ BİNDEN FAZLA EVLİYA YATIYOR


Ervah mezarlığı Aksaraylı ve civar şehir insanlarının her fırsatta ziyaret ettiği bir mekân olmuştur. İçerisinde yedi binden fazla evliyanın bulunduğu bu mekân, aslında Aksaray’ın kültürel merkezidir. Ervah’ın kelime manası “ruhlar” demektir. Istılahta ise içerisinde çok sayıda Allah dostunun medfun bulunduğu kabristan demektir. Aksaray üzerine yapılmış araştırmalarda ervah hakkında fazla bir geçmiş bulunmamaktadır. Bununla birlikte Ervah hakkındaki en önemli bilgi Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde karşımıza çıkmaktadır.  Evliya Çelebi, yedi binden fazla evliyanın yattığı Aksaray için; “Dârü’l-Ervah denilen bu yere nice defalar nur inmiştir. Üzüntülü olan bir kimse burayı ziyaret etse üzüntüsü gider” demektedir. Tapduk Emre, Yunus Emre, Somuncu Baba, Yusuf Hakiki Baba, Cemaleddin-i Aksarayi, Pir Sultan Aksarayi gibi ilim adamlarıyla ‘Evliyalar Şehri’ olarak anılan Aksaray’ın ziyaretçileri genellikle evliyaların mezarı oluyor. Yazı dizimizde Ervah Kabristanlığı’nda türbesi bulunan Şeyh Hamid-i Veli Somuncubaba’nın hayatını ele alacağız.


ŞEYH HAMÎD-İ VELİ  SOMUNCU BABA (1349-1412)

Osmanlı’nın kuruluş yıllarında Anadolu'da yetişen âlim ve velîlerin büyüklerindendir. Asıl adı Hamîd olan Somuncu Baba, 1349'da Kayseri'de dünyaya gelmiştir. Babasının adı Musa'dır. Soyu 24. kuşaktan peygamberimize dayanır. İlk tahsîlini babasından alan Şeyh Hamîd-i Veli daha sonra sırasıyla Aksaray, Şam ve Erdebil'de devrin önde gelen âlimlerinden dersler alarak tasavvuf ve ilim yolunda üstün derecelere ulaşmıştır. 1395 yılında talebesi Hacı Bayram ile Osmanlı Devleti'nin başkenti Bursa'ya giden Şeyh Hamîd-i Veli, burada kendini gizlemiş, halkın arasında Somuncu Baba ismiyle tanınmıştır. Bursa'da Ulu Caminin açılışı esnasında Fatiha Suresi'ni yedi farklı manada tefsir etmesiyle sırrı aşikâr olan Somuncu Baba, bu hadiseden sonra  talebesiyle beraber Hicaz'a hacca gitmiştir.  Hac dönüşü Aksaray'a (Şehr-i Süleha) gelen Somuncu Baba, bu sırada bir müderris olan MahmudMazdekâni hazretlerinin kızı Necmiye sultan ile evlenmiştir. Bu evlilikten Yusuf Hakiki ve Halil Taybî adında iki çocuğu dünyaya gelmiştir. Ömrünün sonuna kadar Aksaray’da ilim ve irşad faaliyetlerini sürdürmüş, 1412 yılında Aksaray'da vefat etmiştir. Kabr-i Şerifleri Aksaray'da Ervah kabristanlığı içerisindedir.  “Somuncu Baba, Hacı Bayram Veli'nin, Hacı Bayram Veli, Akşemsettin'in, Akşemsettin ise Fatih Sultan Mehmet'in hocasıdır. Somuncu Baba tasavvuf anlayışıyla yaşadığı döneme ve sonraki çağlara yön vermiş, yetiştirdiği talebeleriyle İstanbul'un fethini sağlayan manevi iklimin başlangıç noktası olmuştur” 
“Somuncu Baba Hazretleri İslâm’ın en güzel şekilde yaşanabilmesi gayesiyle hizmetlerde bulunmuş ve Osmanlı Devleti’nin mânen gelişmesinde etkili olan tarihe yön veren şahsiyetler yetiştirmiş bir gönül sultanıdır”


SOMUNCUBABA EKMEĞİ

Şeyh Hamid-i Veli Hazretleri talebeleri ile Osmanlı Devleti’nin pây-i tahtı Bursa’ya geldiğinde mütevâzi kişiliği ile ön planda olmuştur. Manevi kişiliğini gizleyerek bir fırın inşâ etmiş ve talebeleri ile burada çalışmıştır. Bir yandan Bursa sokaklarında “Somunlar! Mü’minler” nidâlarıyla ekmeklerini dağıtırken diğer taraftan da talebelerini yetiştirmiş gönüllerini pişirmiştir.
Dönemin en önemli manevi önderlerinden olan Emir Sultan Hazretleri Somuncu Baba’nın nâmını duymuş ve fırınında onu ziyaret etmiştir. Onun sıradan bir fırıncı olmadığını düşünen Emir Sultan Hazretleri, fırında ateş olmadığını görünce Hazrete bu işin sırrını sormuş o da: “Aşk ateşiyle pişer” cevabını vermiştir. Çünkü bu fırında ekmekler gönül ateşiyle pişmektedir.
Emir Sultan’ın kendisini ifşâ etmesiyle Bursa Ulu Camii’nin açılış hutbesini  yerine getiren Şeyh Hamid-i Veli Hazretleri’nin manevi sırrı ortaya çıkmış fakat ismi Somuncu Baba olarak yüzyıllardır insanımızın gönlüne kazınmıştır.Somuncu Baba bu dünyadan ayrıldığında ardında kalan yalnız bir küçük fırın ve adını taşıyan câmiler değildi. Onun yolundan gidenler onun mirası olan virdini bazı ilavelerle aynen takip ettiler.  Günümüzde Ervah Kabristanlığı içerisinde bulunan Somuncubaba Fırını’nda “Somuncubaba Ekmeği” üretilmektedir. Ziyaretçiler tarafından boş bırakılmayan Somuncubaba Türbesi ve Ervah Kabristanlığı her yıl binlerce insanı ağırlayarak manevi ruhunu korumaya devam ediyor.

FİLMLERE KONU OLAN SOMUNCUBABA

Şeyh Hamid-i Veli’nin hayatı 2015 yılında çekilmeye başlanan Somuncubaba Aşkın Sırrı filmi ile tüm Dünya’ ya tanıtılmıştır. Somuncu Baba: Aşkın Sırrı filmi Anadolu'da Somuncu Baba adıyla tanınan büyük düşünür Şeyh Hamid-i Veli'nin sırlarla dolu yaşamını ele alan tasavvufi anlamda en büyük bütçeli filmdir. Yönetmenliğini Kürşat Kızbaz'ın üstlendiği ve Mahmut Ulu'nun aynı adlı romanından uyarlanan, tarihî dram türündeki 2016 çıkışlı Türk filmi, Somuncu Baba'nın hayatını konu almaktadır. Film, Türkiye'de 1 Nisan 2016'da vizyona girmiştir ve tamamı Aksaray’da çekilmiştir. Anadolu'da Somuncu Baba adıyla tanınan büyük düşünür Şeyh Hamid-i Veli'nin sırlarla dolu yaşamını ele alan yapım başarılı bir yapıt olarak sinemada yerini korumaktadır. Ramazan ayında ise Somuncu Baba türbesinin ziyaretçi sayısı ise artıyor. Derleyen : Şirin SAVAŞ

İLGİLİ HABERLER